İlber Ortaylı Kimdir, Gençlere Tavsiyeleri Nelerdir?

21 Mayıs 1947’de Avusturya Bregenz bölgesindeki bir göçmen kampında dünyaya gelen İlber Ortaylı, Kırım Tatarı bir ailenin çocuğudur.  Henüz 2 yaşındayken 1949 da ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşmiştir.

Rusya tarihini ve Rusçayı annesinden öğrenen İlber Ortaylı’nın annesi Şefika Hanım Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümde görev almaktaydı.

Ankara Üniversitesi  Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünü 1969’da bitirdi.  Ayrıca Viyana Üniversitesi Slavistik ve Orientalistik bölümünde de öğrenim görmüştür.

Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler teziyle 1974 yılında  doktor, Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu adlı çalışmalarıyla 1979’da doçent oldu.

Devletin akademik politikalarına tepki olarak 1982 yılında görevinden istifa etmiştir.  Moskova, Paris, Berlin, Viyana, Princeton da misafir profesör olarak dersler vermiştir.  1989’da Türkiye’ye geri dönerek profesör olan İlber Ortaylı, Cambridge, Oxford ve Tunus üniversitelerinde, Roma ve Sofya’da konferanslar ve seminerler vermiştir.

Bizzat yazarak Türk kamuoyuna sunduğu eserleri, televizyon programlarıyla tarihe ışık tutan İlber Ortaylı, gençlere hayat ile verdiği tavsiyelerle de oldukça dikkat çekmiştir.

İlber Ortaylı’nın ağzından gençlere hayatta başarılı olmalarını sağlayacak önerileri;

  • Tartışmasız muvaffakiyet getirecek tek şey; lisan öğrenmektir. Türkler için yabancı dil büyük problem. Şimdi bütün lisan kursları dolu. İnsanlar, benim zamanımdaki gibi bir gün başlayıp ikinci gün kaçmıyor, bir panik var. Yani durum değişiyor fakat yeterli değil.
  • Bizim gençlerin asıl problemi iyi tahsil alamamaları. O yüzden yapılacak tek şey var; kendilerini yetiştirecekler. Başından yetersiz bir eğitime girdiklerini kabul etsinler. O zaman sukutu hayal fazla olmaz.
  • Ters düşünmeye alışmalılar. Devamlı her şeyi sorgulamalılar. Yoksa babaları, dedeleri gibi aynı bağnaz kafayla devam ederler, sözde modern fikirleri benimsemeleri bir şey ifade etmez. Bir de Türkiye’yi öğrenmeleri lazım. Ne yazık ki ülkelerini bilmiyorlar.
  •  Biz memleketin tadını tuzunu almış, acısını çekmiş bir nesiliz. Bizim nesil kendine göre hayatın tadını çıkardı. Çalışanımız da var, çalışmayanımız da var. Ama Türkiye bizden şikâyet edemez. Bizden sonra çok kötü şeyler oldu. Çünkü görgüsüzlük arttı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir