Mavi Akımı Nedir, Maviciler ve Şiirleri

Mavi Akımı Nedir, Maviciler ve Şiirleri

Ankara’da yayımlanmaya başlayan “Mavi” dergisi Attila İlhan öncülüğüyle toplanan sanatçıların oluşturdukları yeni bir edebi akıma ev sahipliği yapmıştır.

Tahsin Yücel, Ferit Edgü,  Orhan Duru, Ahmet Oktay, Demir Özlü, Özdemir Nutku, Demirtaş Ceyhun’dan oluşan edebi topluluk, Garip Akıma karşılık bir araya gelmişlerdir.  Orhan Veli’nin şiir anlayışının aksine şairane bir yaklaşımla şiire dokunmayı seçmişlerdir.

Attila İlhan ve sonradan Maviciler olarak adlandırılan şairler, şiirin zengin benzetmelerle derinliği olması gerektiğini ve basite alınmaması gerektiğini savunmuşlardır.

Mavi dergisi 1952-1956 yılları arasında çıkar ve 36. sayısından sonra yayım dünyasına veda eder.  Yenilikçi şiiri savunmalarına rağmen Garipçilerin aksine şiirin açık olmaması gerektiğini, anlam kapalılığının şiir düz yazıdan ayıran bir özellik olduğunu iddia etmişlerdir.  Mavi rengi hürriyetin ve barışın rengi olması nedeniyle özel olarak seçilmiştir.

Türk şiirinde yeni bir eğilim ortaya atan Maviciler, içli zengin benzetmeleriyle şiire farklı bir soluk getirmişlerdir.  Attila İlhan Garipçilerin şiirleri üzerine “Batılı ve Türk olabilen bir esthetique (estetik) bir bileşime varabilme sorunu” içinde olduğunu, ancak önce Garip sonra İkinci Yeni hareketinin şiirimizi “yozlaşmaya” götürdüğü yorumunda bulunmuştur.

Mavicilerin Şiirleri;

Üçüncü Şahsın Şiiri –  Attila İlhan 

gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım

ne vakit maçka’dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım

akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım

Dizeler – Ferit Edgü 

üç sözcükten oluşan bir cümleye
“hayat buymuş demek”
sığacak denli yalındır yaşam

insan yalnız yaptıklarıyla değil
yapmadıklarıyla da insandır

yıllardır
“bana yaşamımı geri ver”
diyeceğim
birini arıyorum

savaşa gitmedim
para sahibi olmadım
ünüm, unvanım olmadı

tüm yaşamım boyunca eksik bir şey vardı
hiçbir zaman bulup çıkaramadım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir