Oscar Wilde’nin Hapishanede Yazdığı Aşk Mektubu; De Profundis

Oscar Wilde’nin Hapishanede Yazdığı Aşk Mektubu; De Profundis

Döşeksiz bir tahta yatakta 2 yıl boyunca mahkumiyet olan Oscar Wilde, parmaklıklar ardında geçirdiği o zor süreçte sevgilisine yazdığı mektupla hayata tutunabildi.  Skandallara adı karışan yazarın fırtınalı, zorlu bir hayatı olmuştu. Özellikle de eşcinsel olarak yargılanıp iki yıl boyunca cezaevinde tutuklu kalması, yaşadığı dönemde sansasyon olmasına sebebiyet verdi.

 

İrandalı yazar Oscar Wilde Reading Hapishanesinde kaldığı süre boyunca yazdığı ‘De Profundis’ uzun soluklu bir aşk mektubudur. Lord Alfred Douglas ile olan yakın ilişkisi bir çok kişi tarafından yadırganıp, dışlansa da aşkına ve acısına sahip çıkmayı tercih etmiştir.

 

Eşcinsellikle suçlanan ve yakın dostlarının Fransa’ya kaçması hakkındaki uyarıları dinlemeyen yazar, yargılanıp 2 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.  Mahkum olduğu yıllarda cezaevlerindeki tutukluların kitap, oyun ve yazı yazmalarına izin verilmiyordu.  Tek izin verilen şey mektuplardı ve gün içinde yazımı bitmeyen mektuplar gece toplanıyor sabah geri mahkuma veriliyordu.

 

Her gün verilen mürekkep ve kalemle uzun süren mektubunu yazmaya başlayan Wilde, mektubunu Alfred Douglas’ hitaben yazdı.  Ona olan aşkını, olağan dışı bağlılığını anlattığı mektupta sevgilisini ‘Bosie’ adıyla gizledi.

Bosie savurganlığı, rahat hayata olan düşkünlüğü, onu ahlaksızlaştırdığı, sanatına engel olduğu gibi serzenişlerde bulunsa da, bir taraftan da acılı aşkını anlatıyordu.

 

Alfred Douglas’a yazdığı ama sevgilisinin eline hiç geçmeyen mektup Robbie Ross tarafından derlenerek ölümünün  beşinci yılında “De Profundis” adıyla yayımlandı.  Aşkın derinlerine inildiğinde tutsaklık kavramıyla yer değiştirebileceğini anlatan eserde, yaşam ve sevgiyi paradoks halinde iç içe geçmiş vaziyette bulacaksınız.

‘De Profundis’den Alıntılar

“Ben sana hayatımı verdim, sense insanın en aşağılık, en alçak tutkularını, “nefret”, “gurur” ve “hırs”ı doyurmak için benim hayatımı harcadın.”

 

“Seninle ilişkide insan ya her şeyi sana feda etmek ya da seni feda etmek zorundaydı. Başka seçenek yoktu.”

 

“Sevgiyi yalnızca güzel şeyler, incelikli düşünceler besler. Ama nefreti herhangi bir şey besleyebilir.”

 

“Sen çiçekler arasında özgürce dolaştın. Bense rengin ve hareketin güzel dünyasından koparıldım.”

 

“Gurur pencerelere parmaklıklar takmıştı, gardiyanın adı “nefret”ti.”

 

“Yalnızca gülünç derecede iyi yürekli ya da hiçbir tanıma sığmayacak çılgınlıkta birinin başına gelirdi bunlar.
Ve ne yazık ki, ben bunların ikisinin tam karışımıydım..”

 

“Biz kederin maskaralarıyız. Kalbi kırık palyaçolarız.”

 

“Tanrı tuhaftır. Bizi cezalandırmak için yalnızca kötü huylarımızı kullanmaz. İyi, yumuşak, insancıl, şefkatli yanlarımızla da mahveder bizi..”

 

“Dostlarımdan biri güzel bir şölen düzenleyip beni davet etmese hiç aldırmam.
Ama bir dertleri olup da beni kendileriyle ağlamaya layık görmezlerse, bunu büyük bir utanç ve küçük düşürmenin en korkunç biçimi kabul ederim..”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir